4 Nisan 2012 Çarşamba

'Göğsünü gere gere' katliamcıları savundu


AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sivas Katliamı davasının bir numaralı sanığı Cafer Erçakmak'ı kastederek "Bu kadar insan, şu anda onlar içeride. Ölüyü yargılıyorlar, ölüyü. İkide bir yani orada bütün o mücadelede 'durun' diyen, engellemeye çalışan insanı sürekli olarak medya kurban seçti" dedi.



"SİVAS'I SORGULAMAYA DEMİREL'DEN BAŞLA"

 Erdoğan, ''Bunların bu yaklaşımı yüzsüzlüktür. Sen Sivas'ta olayların yaşandığı sırada cumhurbaşkanı olan, 'Halkla polisi karşı karşıya getirmeyin' diyen zatla 12 Haziran seçimlerinde yol arkadaşlığı yapacaksın, sonra da faturayı bize kesmeye çalışacaksın... Eğer Sivas'ı sorgulayacaksan sorgulamaya bizden değil, 12 Haziran'da yol arkadaşlığı yaptığın o zattan başla'' dedi.


CHP'Lİ AYGÜN'E 'PROVOKATÖR' SUÇLAMASI     

Erdoğan, partisinin il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, Adıyaman'da bazı evlerin kapısına işaret konulmasına değindi. CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün konuyla ilgili olarak, 200 eve işaret konulduğunu ve Adıyaman'da Alevi vatandaşlara ait evlerin işaretlendiğini söylediğini belirten Başbakan Erdoğan, Aygün'ün internet yolu ile bunu bütün Türkiye'ye ve dünyaya ilan ettiğini dile getirdi.
    
Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

     ''Hadise bambaşka... Sadece 25 eve işaret konulmuş. Bunların tamamı Alevi vatandaşlarımıza ait değil. Üstelik valilik, emniyet, istihbarat birimleri oradaki alevi vatandaşlarımız ile işbirliği ile sorunun üzerine gittiler ve hala takipçisiyiz. O andan itibaren konuyu takibime almış durumdayım. Peki ben o Tunceli milletvekiline soruyorum; yahu Allah aşkına sen bu yalanı, bu her tarafı kıvırcıklı yalanı nasıl söyledin, niye söyledin, ne adına söyledin, ne kazanacağını umdun da söyledin, sen bu tahriki, bu provokasyonu niye yaptın- Tabii olay böyle bir kışkırtmaya dönüştürülünce ardından İzmir'de, Erzincan'da da benzeri olaylar yaşandı. Fakat Genel Başkanın hiç umurunda mı- Bilmiyoruz. İnanın bunlardan keyif alıyor. Bunları görüyoruz.

AJANLAR, PROVOKATÖRLER, KIŞKIRTICILAR...
  

İşte o seloteyp bandının tankını komisyon başkanına, bir profesöre, kendi ifadesiyle bir entelektüele fırlatan grup başkanvekiline adam kalkıp da en ufak bir laf söylemiyor, en ufak bir uyarıda bulunmuyor. Bizden böyle bir şey gördün mü- 594 gram ağırlığındaki böyle bir şeyi atıyor... Sizin genlerinizde var, genlerinizde. CHP şu anda halen bu olayları bir kışkırtma aracı olarak kullanmaya devam ediyor. CHP milletvekilleri soruna sorumlulukla yaklaşmak yerine tüm Alevi vatandaşlarımızı tedirgin edecek bir tavır ve üslup sergiliyorlar. Bir kere burada şunu açık açık söylüyorum; biz bu oyunu geçmişte gördük, biz bu oyunu geçmişte Kahramanmaraş'ta, Çorum'da, Sivas'ta gördük. Biz ajanların, provokatörlerin, kışkırtıcıların Kahramanmaraş'ı, Çorum'u, Sivas'ı , Gazi Mahallesi'ni nasıl kan gölüne çevirmek istediklerine şahit olduk. Bunları maalesef yaşadık. Bugün Alevi kardeşlerimiz üzerinden aynı oyun oynanmak isteniyor. Bugün aynı tahrik, aynı kışkırtma, aynı senaryo devreye sokulmak isteniyor.     

"TAHRİKÇİLER SİVAS'IN DIŞINDAN ORAYA GELİYORLAR"

Şunu ben açık açık söylüyorum, bilerek, inanarak söylüyorum; geçmişte ne Kahramanmaraş'ta, ne Çorum'da, ne Sivas'ta benim Alevi vatandaşımla Sünni vatandaşım arasında hiçbir sorun yoktur, olmadı. Ama işte bu tahrikçiler Sivas'ın dışından oraya geliyorlar. Kendi kısır siyasi hesapları uğruna Alevi ve Sünni arasında o gün de nifak sokmaya çalıştılar. Bugün de aynısını deniyorlar. Biz buna geçit vermeyeceğiz. Biz bu oyunu Allah'ın izniyle bozacağız. Bu ülkede, kimliği her ne olursa olsun vatandaşımın kapısına işaret konulmasına en başta biz karşı çıkacak, sorumluları da bulup adalete teslim edeceğiz. Alevi kardeşlerim oyuna gelmesin, Alevi kardeşlerim bu tahriklere boyun eğmesin. Bize oy vermiş, vermemiş hiç umurumuzda değil, bizim derdimiz başka. Benim vatandaşım vatandaş, insan mı insan... Mesele bitmiştir. Benim için Alevi olması, Sünni olması, bunların hiçbirisi bir şey değiştirmez. Siyah olması, beyaz olması hiçbir şey değiştirmez. İnsan olması değiştirir. Biz buna bakarız. Alevi vatandaşlarım asla tedirgin olmasın.''
   

"GÖĞSÜMÜ GERE GERE SÖYLÜYORUM HA"
   

Sivas olaylarının 2 Temmuz 1993 yılında gerçekleştirildiğini hatırlatan Erdoğan, olayların ardından 131 sanık hakkında dava açıldığını söyledi. Bu kişilerden 40 sanığın beraat ettiğini kaydeden Erdoğan, 79 sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis ve süreli hapis cezalarına çarptırıldığını hatırlattı. 5 sanık hakkındaki yargılamanın devam ettiğini anlatan Başbakan Erdoğan, zaman aşımı nedeniyle sadece 7 sanık hakkında davanın düştüğünü söyledi.
     Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
     ''Şimdi CHP ne yapıyor- Sanki Sivas dosyası kapanmış gibi, sanki bu olayın üzeri örtülmüş gibi bir hava yayıyor. Bakın şurada göğsümü gere gere söylüyorum ha, açıkça... Sivas'ta benim önümü kesen çok kız kardeşlerimiz oldu, yani ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum olanların kızları oldu. Hüngür hüngür ağlıyorlar ve babalarının olayların içerisinde olmadığını, sadece duyurularla bu işin içerisine sokuşturulduğunu söyleyen ve bunun için de hüngür hüngür ağlayanlar... Peki bunları nereye koyacaksın- Sen CHP Genel Başkanı olarak önüne tutuşturulmuş bir listeyle kalkıp hemen rahatlıkla infazcı yapıyorsun. Bu kadar insan, şu anda onlar içeride. Ölüyü yargılıyorlar, ölüyü. İkide bir yani orada bütün o mücadelede 'durun' diyen, engellemeye çalışan insanı sürekli olarak medya kurban seçti ve medyanın kurban seçtiği o insan şu anda ölü, hala yargılamaya devam ediyorlar. Böyle bir yaklaşım olur mu-     


"BAŞTA ALEVİLER OLMAK ÜZERE TAHRİKE GELENLER VAR"

Aynı şekilde, başta Alevi vatandaşlarımız olmak üzere içlerinde bu tahrike gelenler var. Bu tür tahriki hep birlikte engellememiz lazım. Asla galeyana gelmememiz lazım. Sayın Kılıçdaroğlu, değerli CHP'li arkadaşlarım, Allah aşkına soruyorum; Sivas olayı olduğunda iktidarda kim vardı- AK Parti mi vardı- DYP ve sizin geçmişiniz olan SHP koalisyon hükümeti vardı. Yani bugünün CHP'si o olaylar yaşandığında SHP adı altında iktidarın ortağıydı. Siz aslında oradaki suçun da ortağısınız. Merhum İnönü, Sivas olayları olduğunda başbakan yardımcısıydı. Sivas olaylarından sonra da hükümet ortağı olarak yıllarca hükümette bulunmaya devam ettiniz. 52'nci hükümette CHP ortaktı. 55'inci hükümette Merhum Ecevit hükümet ortağıydı. 56'ncı, 57'nci hükümetler DSP hükümetiydi. Sivas olayını çözmediler, çözemediler. Sivas olaylarının üzerine gitmediler, gidemediler. Şimdi çıkmış faturayı AK Parti'ye kesmeye çalışıyorlar. O zaman AK Parti diye bir parti de yok. Sen bir yandan çetelere kol kanat gereceksin, bir yandan çetelere avukatlık yapacaksın, sonra da çıkıp Sivas olaylarından dolayı AK Parti'yi suçlayacaksın...''    


"BUNLARIN YAKLAŞIMI YÜZSÜZLÜK"

Dönemin vali ve bürokrasi yönetiminin de şu anda gündeme getirilmesinin gerekebileceğini belirten Erdoğan, bununla ilgili olarak Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın bir açıklama yaptığını hatırlattı.
    
Başbakan Erdoğan, CHP ile ilgili eleştirilerini sürdürerek, ''Bunların bu yaklaşımı yüzsüzlüktür. Sen Sivas'ta olayların yaşandığı sırada cumhurbaşkanı olan, 'halkla polisi karşı karşıya getirmeyin' diyen zatla 12 Haziran seçimlerinde yol arkadaşlığı yapacaksın, sonra da faturayı bize kesmeye çalışacaksın... Eğer Sivas'ı sorgulayacaksan sorgulamaya bizden değil, 12 Haziran'da yol arkadaşlığı yaptığın o zattan başla'' dedi.    

Erdoğan, Sivas Katliamı üzerinden Alevi vatandaşların tahrik edilmesine ve bu olayların belli bir kesim üzerinde suçlama malzemesi yapılmasına asla rıza göstermeyeceklerini ifade etti.    

Madımak Oteli'nde hayatını kaybedenlerin etnik kimliğini ve mezhebini hiçbir zaman soruşturmadıklarını ve bunun kendileri için hiçbir öneminin bulunmadığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, hayatını kaybedenlerin insan olduklarını dile getirdi. Erdoğan, ''Vicdan sahibi herkes bu acı olayı lanetler ve nitekim de lanetledik. Ama tam da o gün senaryoya uygun olarak bu olayı bir ayrışma, kışkırtma ve istismar aracı olarak kullananları da şiddetle kınıyoruz '' diye konuştu.


CAFER ERÇAKMAK KİMDİR?

Kapatılan Refah Partisi'nin eski Sivas Belediye meclisi üyesi, Sivas Katliamı'nın bir numaralı sanığıdır.  2 Temmuz 1993'te Sivas'ta Madımak Oteli'nin kundaklanıp yakılması olayının faili olarak Interpol Bülteni'yle aranmasına rağmen yeri ancak 10 Temmuz 2011 tarihinde saklandığı Sivas'ta kalp krizi sonucu öldüğünün ihbar edilmesiyle tespit edilebilmiş, bir gün sonrada Yukarı Tekke mezarlığı'na gizlice defnedildiği ortaya çıkmıştır.





Bir Gün

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder